Geçtiğimiz bir kaç yıl içerisinde web yaklaşımlarının farklı bir boyut kazandığını söyleyebiliriz. İçeriğin artmasıyla birlikte bireylerin kendisini daha fazla ifade etme imkanı bulacağı alanlar yaratıldı. Ülkemiz açısından da bu geçişi diğer yeniliklere geçişle karşılaştırdığımızda çok da zor olmadığını söyleyebiliriz. Sonuç olarak da iş hayatı ve sosyal hayat birbirine daha fazla girdi. Firmalar açısından bir başka trend ise özellikle İstanbul gibi problemli şehirlerde insanların zaman sıkıntılarından dolayı iş arkadaşlarının hayatlarına daha fazla girmeye başlaması. Bu da aslında iş ve sosyal hayatın yaklaşmasını destekleyen bir unsur. Bunu bir de profosyonel çalışanlar için düşünürsek, mesleki kişisel gelişim yöntemlerinin de klasik sosyal etkinliklerle benzer sularda yüzmeye başladığını söyleyebiliriz.
Durum böyle olunca şirketlerin de bu değişime ayak uydurma zorunluluğu oluştu. 2000'li yılların başlarında ilk olarak kurumsal bloglar ortaya çıktı. Bu şekilde kurumlar kullanıcıya soğuk duran izlenimlerini kırmaya başladılar. Buna en iyi örnek olarak, en bilinen blogculardan olan Robert Scoble'ın çok sayıda Microsoft çalışanının blogcu olmasını sağlayarak Microsoft'u kullanıcıya daha fazla yaklaştırdığı denemesini verebiliriz.
İkinci aşama olarak kurumlar artık Facebook ta yerlerini almaya başladılar. Facebook aslında ücretsiz tanıtım için çok iyi bir yöntemdi. Firma sayfası veya gruplar gibi. Eğer normal web ortamlarında yapılan interaktif çalışmaları bir facebook uygulaması olarak sunmak tercih edilirse bu da çok zor olmayan bir yoldu.
Şu an sanırım üçüncü aşamaya geldik. Twitter dönemi. Firmalar twitter'i neden kullanır sorusunun cevabı aslında insanlar neden kullanır sorusunun cevabında yatıyor. Firmalar kullanıcıların kafasında olumlu ve canlı kalmak isterler. Bu nedenle düzenli olarak eposta ve sms çalışmaları yaparlar. Twitter şu an için bir alternatif değil belki ama çok iyi bir destekleyici. Hem ücretsiz, hem de tamamen izinli. Global olarak kullananlardan jetblue ve digg örneklerini verebilirim.
Bundan sonraki aşamayı ben de merak ediyorum. Bekleyip görmek lazım.
Pazar, Haziran 01, 2008
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


0 yorum:
Yorum Gönder